Türkiye’nin Demiryolu Dönüşümü: 2025 Yılı Stratejileri ve 2026 Vizyonu
Türkiye demiryolu altyapısında son 23 yılda hayata geçirilen dev yatırımlarla yalnızca ulaşım kapasitesini artırmakla kalmadı, aynı zamanda ekonomik kırılma noktalarını da güçlendirdi. Bu dönüm noktası sayesinde yüksek hızlı trenler (YHT), kent içi bağlantılar ve yük taşımacılığı, ülkenin lojistik ekosisteminin merkezine oturdu. Bizler, bu dönemde elde edilen başarıları yenilikçi dijital dönüşüm ile birleştirerek, yolculara daha güvenli, daha hızlı ve daha verimli bir ulaşım deneyimi sunuyoruz.
Birinci önceliğimiz, yolcu konforunu ve güvenliğini ön planda tutan altyapı projelerini hızlı bir şekilde hayata geçirmek. YHT hatlarının toplam uzunluğu 2.251 kilometreyi aşarken, 2025 yılı itibarıyla bu hatlar üzerinden taşınan yolcu sayısı 12 milyonu aşmıştır. Ankara-İstanbul hattı başta olmak üzere kentler arası bağlantılar, bölgesel ve kent içi hatların omurgasını oluşturan yüksek hızlı demiryolu ağını güçlendirmiştir. Ayrıca Marmaray, Başkentray ve İstanbul Havalimanı-Gayrettepe gibi hatlar, şehir içi ulaşımı dönüştüren kritik rol oynamaya devam etmektedir.
Yük taşımacılığında elde edilen başarılar, lojistik maliyetlerini düşürmek ve ekonomik dinamizmi yükseltmek adına büyük önem taşımaktadır. 2025 yılında yaklaşık 25 milyon ton yük demiryoluyla taşınarak, ülke ekonomisinin bel kemiğini oluşturan bu alanda bir dönüm noktası yaratmıştır. Bu sayı, uluslararası rekabet gücünü artıran bir performansı temsil eder ve demiryolu taşımasının stratejik rolünü net bir şekilde ortaya koyar.
Dijital dönüşüm ise bu başarının en görünür göstergesidir. Yolcu Taşıma Platformu (YTP) ile biletleme süreçleri tek bir merkezde toplanmış ve teknolojinin sunduğu verimlilik avantajları, hem yolcu deneyimini hem işletme süreçlerini dönüştürmüştür. Dijitalleşmenin %45’e varan mobil bilet kullanımı ve YHT hatlarında %89,7 oranında dijital bilet satışı gibi rakamlar, dönüşümün somut kanıtlarını sunmaktadır. Bu veriler, dijitalleşmenin yalnızca bir trend olmadığını, aynı zamanda operasyonel verimliliği ve müşteri memnuniyetini sürdürülebilir kılan temel bir itici güç olduğunu göstermektedir.
2026 hedefleri ve vizyon ise daha iddialı bir yol haritası sunmaktadır. YTP’nin elde ettiği başarılar, Türkiye Bilişim Ödülü gibi prestijli ödüllerle taçlandırılmış ve 2026 için yolcu taşımacılığında %7 oranında büyüme öngörülmüştür. Uluslararası bilet satışlarının entegrasyonu ile demiryolları, hem yolcu hem yük taşımacılığında Türkiye’nin yol gösteren sektörü olmaya devam edecektir. Bu vizyon, ülke çapında daha sürdürülebilir, daha güvenli ve daha verimli bir demiryolu ağı inşa etmek için atılan adımların temelini oluşturur.
Yolculuk kalitesi ve güvenlik için son teknolojiler ile donatılan istasyonlar, akıllı sinyalizasyon sistemleri ve yenilenen altyapılar, yolcu akışını daha akıcı hale getirirken operasyonel kesintileri minimuma indirir. Çevreci yaklaşımımız, enerji verimliliğini artıran yeni nesil vagonlar ve enerji tasarruflu tren hatlarıyla birleşerek, karbon ayak izini azaltan bir ulaşım modeli sunar. Böylece her bir yolculuk, hem konforlu hem de çevreye duyarlı bir deneyime dönüşür.
İstihdam ve yerel kalkınma açısından demiryolu yatırımları, inşaat ve operasyonel süreçlerde binlerce nitelikli istihdam yaratır. Yerel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, bölgesel kalkınmayı hızlandırır ve Türkiye’nin lojistik merkez haline gelmesini destekler. Bu süreçte, siber güvenlik ve dijital altyapı yatırımları da artırılarak, acil müdahale kapasiteleri ve veri güvenliği en üst düzeye çıkarılır.
Son olarak, 2025 yılıyla başlayan bu dijitalleşme ve altyapı odaklı büyüme vizyonu, 2026 ve sonrasına güvenli, hızlı ve sürdürülebilir bir demiryolu ekosistemi olarak yansıyacaktır. Bizler, yolcuların güvenli ve konforlu yolculuklarını sağlamak için teknolojiyi, altyapıyı ve insan kaynağını en üst düzeyde birleştiren bir yaklaşımı benimsemeye devam edeceğiz.

İlk yorum yapan olun