ASELSAN 2025: Altın Yılın Stratejik Dönüşümü
2025 yılında Türkiye’nin savunma sanayisinde bir dönüm noktası yaşandı. ASELSAN, kuruluşunun ellinci yılını kutlarken sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde de devrim niteliğinde teknolojik atılımlar ile adından söz ettirdi. Bu yıl, finansal başarıların ötesinde insan kaynağından Ar-Ge’ye, sivil teknolojilerden uzay ve savunma entegrasyonlarına kadar geniş bir yelpazede tam bağımsız Türkiye vizyonunun somut adımlarıyla dolu geçti.
Genel Müdür Ahmet Akyol önderliğinde 2025, ASELSAN’ın “altın yılı” olarak kayıtlara geçti. Şirket, finansal rekabet gücünü artırırken küresel arenada da en değerli ilk 20 savunma sanayi şirketi arasına girerek, Avrupa’da en değerli ilk 10 listesine yükseldi. Bu başarılar, ihracat ağını 95 ülkeye taşıyacak şekilde genişletildi ve yoğun Ar-Ge yatırımları ile ileri teknolojilerde liderlik perçinlendi.
Finansal Rekorlar ve Küresel Sıralama
2025 yılında Borsa İstanbul’da en değerli şirket konumuna yükselen ASELSAN, 1 trilyon lira piyasa değeri ile Türk ekonomisinin simgelerinden biri haline geldi. Uluslararası arenada ise küresel savunma tedarik zinciri içindeki konumu güçlendirildi. Bu dönemde ihracat ağı 3 yeni ülke daha eklenerek toplam 95 ülkeye ulaştı.
Beyin Göçünde Tarihi Dönüş: Yuvaya Dönüş Seferberliği
Yüksek teknoloji üretiminin temel taşı olan nitelikli insan kaynağı, ASELSAN’ın 2025 yılı stratejisinin kalbini oluşturdu. Beyin göçünde pozitife dönüş, yurt dışından dönüp ASELSAN bünyesinde görev yapan mühendis sayısının 2,5 katına çıkmasıyla gerçekleşti. Bu tablo, milli teknoloji hedeflerine olan güvenin ve ASELSAN’ın sunduğu çalışma ortamının açık bir göstergesidir. Şirket, yetenekli mühendisleriyle yerli ve milli projeler üzerinde çalışarak küresel rekabet gücünü sürdürüyor.
ÇELİKKUBBE ve Milli Hava Savunma Şemsiyesi
Cumhuriyet tarihinin en büyük savunma yatırımı olan Oğulbey Teknoloji Üssü, 1,5 milyar dolarlık bütçesiyle 2025’te hayat buldu. Üs, ASELSAN’ın üretim kapasitesini %40 oranında artıracak yatırımlara ev sahipliği yapıyor. Bu süreçte Türkiye’nin katmanlı hava savunma konsepti olan ÇELİKKUBBE sistemlerinin ilk büyük teslimatları gerçekleştirildi. SİPER ve HİSAR gibi uzun ve orta menzilli sistemlerin seri üretimi, gökyüzündeki milli koruma kalkanını güçlendirdi. Ayrıca EJDERHA ve GÖKBERK gibi gelişmiş savunma teknolojileriyle sahada operasyon kabiliyetleri genişledi.
Havacılık ve Radar Teknolojilerinde Dünya İlki
MURAD AESA radarı entegrasyonlu Bayraktar KIZILELMA, dünya havacılık tarihinde bir dönüm noktasını simgeledi. Bu insansız savaş uçağının hava-hava füze atışıyla elde ettiği başarı, Türkiye’nin otonom savaş teknolojilerindeki liderliğini teyit etti. Radar teknolojilerinde ise ALP ailesiyle erken ihbar radarları – ALP 100-G ve ALP 300-G – ihracatları gerçekleştirildi. Düşük görünürlüklü hedefleri tespit edebilecek ALP-400 UHF Radarı için geliştirme çalışmaları başlatıldı ve radar alanında çıta yükseldi.
Mavi Vatan’ın Sarsılmaz Muhafızları
Deniz platformlarında ASELSAN, TCG ANADOLU üzerinden havalanan Bayraktar TB3 ile ALBATROS-S Kamikaze İDA sistemlerini kontrol ederek yeni bir harp doktrini sundu. Yerli sonar sistemi DÜFAS ile seri üretime geçildi ve otonom su altı aracı DERİNGÖZ dalış testlerini başarıyla tamamladı. Dünyanın en kapsamlı fırkateyn modernizasyon projesi olan Barbaros yarı ömür modernizasyonunda ilk geminin teslimatı gerçekleşti ve Türkiye’nin deniz gücü kapasitesi ciddi oranda güçlendi.
Akıllı Mühimmatlar ve “Milli Pençeler”
ASELSAN’ın mühimmat ailesi TOLUN, GÖZDE ve AKKOR ile genişledi. TOLUN, gövde içinden atılan ilk mühimmat olma özelliğini kazanarak Bayraktar AKINCI ve KIZILELMA gibi platformlarda kritik rol üstlendi. GÖZDE, F-16 üzerinden hareketli hedefleri nokta atışıyla imha etme kapasitesini güçlendirdi. AKKOR ise aktif koruma sistemleriyle zırhlı birliklerin güvenliğini artırdı ve muharebe sahasında hayati rol oynadı.
Uzay ve Sivil Teknolojiler: Sağlıktan Raylı Sistemlere
ASELSAN, savunmanın ötesinde günlük yaşamı da kapsayan bir ekosistem kurdu. LUNA-1 uydusu SpaceX ile fırlatıldı ve TÜRKSAT 6A milli görev yükleriyle uydu ailesini güçlendirdi. Sağlık sektöründe 35 binden fazla kalp şok cihazı (OED) teslim edildi ve yerli kalp-akciğer makinesinin seri üretimine geçildi. Ulaşımda Milli Hızlı Tren için çekiş ve kontrol sistemleri başarıyla teslim edildi. Sürücüsüz metro sinyalizasyon sistemleri testlerini tamamlayarak raylı sistemlerde bağımsızlık ve güvenlik çıtasını yükseltti.
Geleceğe Yatırım: Ar-Ge ve Anadolu İştirakleri
2025 yılında Gaziantep ve Malatya’da iki yeni iştirak kurularak teknolojinin Anadolu’da üretimine hız verildi. Ar-Ge merkezi sayısı 11’e çıkarılırken, üniversitelerle kurulan ASELABS ortak araştırma laboratuvarları sanayiye değer kattı. Tedarik ekosistemi üzerinden 103 kritik ürün millileştirildi ve dışa bağımlılık minimize edildi. Böylece ASELSAN, sadece silah ve mühimmat üreticisinden öteye geçerek uzaydan sağlık teknolojilerine, yapay zekadan derin deniz teknolojilerine kadar genişleyen bir tam bağımsız Türkiye vizyonunun merkezî aktörü oldu. Bu dönemde dijital dönüşüm, üretim süreçlerinde verimlilik, güvenlik ve siber savunma konularında da kapsamlı iyileştirmelerle desteklendi.
Not: Bu içerik, ASELSAN’ın 2025 yılı performansını ve stratejik gelişimini özetleyen, sektörel odaklı ve yenilikçi bir yaklaşım sunmayı amaçlar. İçerikteki her bölüm, arama motoru optimizasyonu hedefleriyle uyumlu olarak anahtar odaklı alt başlıklar ve zengin anahtar kelimelerle desteklenmiştir. Bu sayede sivil teknoloji, savunma sanayii, Ar-Ge yatırımları, yerli üretim ve yerli- milli yetenekler temaları güçlendirilmiştir.
