Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Dev Dönüşüm

Esenboğa Havalimanı Dönüşümü: 3. Pist, 77 Metrelik Kule ve Genişleyen Kapasiteye Doğru Adımlar

Türkiye’nin ulaşım altyapısında kayda değer bir dönüm noktası olarak kaydedilen Esenboğa Havalimanı kapasite artırımı projesi, 3. pist, 77 metre yüksekliğinde modern hava trafik kontrol kulesi ve tamamlayıcı altyapı tesisleri ile yeni bir dönemi başlatıyor. Bu proje, başkentin hava trafiğini güvenli, hızlı ve verimli bir seviyeye taşıyarak uluslararası havacılık ağında Türkiye’nin konumunu güçlendiriyor ve ülkenin Küresel Havalimanı Haritası içerisinde daha belirgin bir rol üstlenmesini sağlıyor.

Üst düzeyde finansal modelleme ve Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) yaklaşımıyla hayata geçirilen yatırımlar, sıfır maliyet ve garantisiz işletme prensipleriyle dikkat çekiyor. Bu sayede devlet bütçesinden tek kuruş çıkmadan inşa edilen ve 25 yıllık işletme süresi boyunca devlete KDV dahil 560 milyon Euro kira geliri sağlayan projenin, Türkiye ekonomisine kattığı toplam değer giderek artıyor. Şu ana kadar KÖİ modeliyle elde edilen kira ve kullanım bedellerinin 9,6 milyar Euro’yu aştığı ve garanti fazlası ücretlerle birlikte 10 milyar Euro seviyesinin de üzerine çıktığı rakamlar arasındaki fark, projenin etkisini net biçimde ortaya koyuyor.

3. pistin kapasite artışı ile birlikte, uçak iniş-kalkış kapasitesi ve hava sahası yönetimi güvenliği daha üst seviyelere taşınıyor. Yeni kule, yalnızca bir kontrol merkezi olmaktan çıkıp, geleceğe yönelik vizyonun simgesi olarak da öne çıkıyor. 13.500 metrekarelik teknik blok ve ileri teknolojili altyapı ile donatılan bu merkez, Esenboğa’nın artan uçuş trafiğini en üst güvenlik standartlarında idare edebilecek kapasitede oluşturuldu.

Gökyüzüne uzanan simge olarak konumlanan kule ve pistler, 55 milyon yolcu hedefinin ötesine taşınacak, 2045 hedefleri kapsamında 30 milyon yolcuya uygun kapasite sunacak. Bu dönüşüm, sadece Ankara’nın değil, tüm Türkiye’nin uluslararası rekabet gücünü artıracak, hava kargo ve lojistik kapasitesini güçlendirecek.

İşletme modelleri ve kamu yararı odaklı yaklaşım, yerel istihdam ve yenilikçi altyapı çözümleri ile destekleniyor. Projenin dosdoğru planlama ve yatırım maliyetleri paralelinde ilerlemesi, uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerini de hayata geçiriyor. Bu bağlamda, kısıtlı bütçeyle büyük sonuçlar elde edilebileceğini gösteren Esenboğa örneği, diğer hava limanları için de yatırım modeli olarak dikkat çekiyor.

3. Pist ve Havalimanı Teknisinin Ayrıntıları

  • Üçüncü Pist: 75 metre genişliğinde ve 3 bin 750 metre uzunluğunda inşa edilen bu pist, en büyük gövdeli uçakların bile güvenli iniş-kalkışını mümkün kılıyor. Bu artış, günün her saatinde operasyonel esneklik sağlıyor.
  • Kargo Apronu: 85 bin metrekarelik alan ve 6 uçak park kapasitesiyle bölgenin lojistik üssü olma yönünde kritik rol oynuyor. Havalimanının kargo kapasitesi artıyor; böylece ekonomi ve ticaret bağlantıları güçleniyor.
  • Taksi Yolları: 3 adet bağlantı taksi yolu ve 5 adet hızlı çıkış taksi yolu ile uçakların pistteki işgal süreleri minimize ediliyor; bu da operasyonel verimliliği artırıyor.
  • Yardımcı Binalar: Toplam 41 bin 52 metrekarelik inşaat alanına sahip bu tesisler, gümrük müdürlüğünden ARFF istasyonuna, ısı merkezinden özel maksatlı garajlara kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Böylece operasyonel akış sorunsuz yönetiliyor.

Türkiye’nin Havacılık Diplomasisi ve Küresel Ağında Yeni Denge

Havacılık sektörü, yalnızca teknik bir altyapı yatırımı değildir; stratejik diplomaside de önemli bir araçtır. Türkiye, bugün 4 saatlik uçuş mesafesindeki bölgede 1,5 milyar insana ulaşan 67 ülkenin merkezinde yer alıyor ve bu konum, diplomatik başarılar ile pekiştiriliyor. 2003 yılında 81 olan hava ulaştırma anlaşması sayısı 175’e yükseldi; dış hat uçuş ağına eklenen yeni noktalarla 133 ülkede 356 nokta hedeflenen ulaşım ağını güçlendiriyor. Havalimanı sayısı ise 2002’de 26 iken bugün 58’e yükseldi; Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarının tamamlanmasıyla bu sayı 60’a ulaşacak. Bu genişleyen ağ, kapsamlı havacılık diplomasisi ile uluslararası iş birliklerini güçlendiriyor.

Rakamlarla Esenboğa başlığı altında ortaya konan veriler, yatırımın ekonomik büyümeye etkisini doğruluyor. 2021’de 7 milyon yolcu ile başlayan artış, 2025’e kadar 14 milyona ulaşarak yaklaşık iki kat büyümeyi işaret ediyor. Toplam uçak trafiği de yine önemli bir artışla yükseliyor. Önümüzdeki 10 yıllık dönemde 2035 hedefi olarak 23 milyon yolcu, 2045 hedefi olarak ise 31 milyon yolcu öngörülüyor ve kapasitenin yıllık 20 milyon yolcu kapasitesinden 30 milyon yolcuya yükseltilmesi hedefiyle talebe yanıt veriliyor.

Finansal Modelin Başarısı olarak öne çıkan KÖİ yaklaşımı, devlet bütçesinden sıfır maliyet ile inşa sürecini tamamlıyor. 25 yıllık işletme süresi boyunca devlete kira geliri sağlanması ve garanti olmadan yürütülen operasyonlar, devlete olan güvenilir ekonomik etkisi ile dikkat çekiyor. Kamu-özel işbirliğinin, yüksek gelir getirisi ve kullanım bedellerinin yönetimi açısından nasıl avantajlar sunduğu bu projede net biçimde ortaya konuyor.

Küresel güç: Pilot ve uçak sayısında artış, Türkiye’nin havacılık kapasitesini güçlendiriyor. 2002’den bu yana uçak sayısı 162’den 800’e, koltuk kapasitesi ise 27 binden 157 bine yükseldi. Lisanslı havacılık personeli sayısı 26 bini aşarken, pilot sayısı yaklaşık 18 bine yaklaşmış durumda. Bu veriler, Türkiye’nin operasyonel gücünü ve havacılık kültürünün giderek derinleştiğini gösteriyor. Bu sayede Esenboğa’nın açılışı, sadece Ankara için değil, tüm Türkiye için bir gurur ve futuristik büyüme göstergesidir. 3. pistin devreye girmesiyle iniş-kalkış kapasitesi artacak, yeni kule havacılık emniyetini pekiştirecek ve modern terminaller yolcu konforunu zirveye çıkaracaktır. Esenboğa, başkente yakışır bir vizyonla büyümeye devam ederken Türkiye de küresel havacılık merkezleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor. 3,2 milyar yolcuya hizmet veren Türk havacılığı, Esenboğa’daki bu mühürle geleceğe çok daha güvenli ve hızlı adımlarla yürüyor. Artık Ankara, dünyayı daha geniş kanatlarla kucaklamaya hazır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın