”Ek Protokol Yoluyla Refah Payı Zammı Ertelenemez Bir Zorunluluk”

Devlet Hastanelerinde Diş Hekimlerinin Ek Ödeme Hakları: Güncel Durum, Yasal Zemini ve Çözüm Önerileri

Bizler, devlet hastanelerinde görev yapan diş hekimlerinin ek ödeme hakları konusunu kapsamlı bir perspektifle ele alıyor ve mevcut adaletsizlikleri giderme yolunda somut adımların altını çiziyoruz. Bu makalede, ek ödeme sistemi, teşvik ek ödemeleri, yasal dayanaklar, toplu sözleşme etkileri ve sendikaların rolü gibi kilit başlıkları derinlemesine inceliyoruz. Amacımız, meslektaşlarımızın haklarını savunmak ve hizmet kalitesini yükseltecek sürdürülebilir çözümler önermektir.

Giriş olarak, devlet hastanelerinde görev yapan diş hekimlerinin karşılaştığı ek ödeme adaletsizliklerini, motivasyon kaybını ve gelir eşitsizliğini tüm boyutlarıyla ele alıyoruz. Girişimsel işlemler ve müdahalelerdeki üstün performansa rağmen, ek ödemeler ve teşvik ek ödemeleri konusunda hâlâ istenen merkezi standartlar uygulanmıyor. Bu durum, 7. ve 8. toplu sözleşmeler kapsamındaki değişikliklerin etkileriyle daha netleşti ve diş hekimleri için gelir kayıpları doğurdu. Bu bağlamda, yasal mevzuat ve yargı kararları ışığında adımları netleştiriyor, refah payı ve ek zam mekanizmasının yeniden yapılandırılmasını tartışıyoruz.

Yasal Zeminiz ve hukuki çerçeve, ek protokolün yeniden tanınması yönünde önemli bir temel sunar. 4688 sayılı Kanun ve Anayasa’nın ilgili maddeleri, bu hakların korunmasını ve yeniden tesis edilmesini mümkün kılar. Ayrıca, Yargıtay kararları, tarafların mutabakatıyla ek protokol yapılabileceğini işaret eder. Kamu işçilerine 2022 yılında uygulanan ek protokol örnekleri, diş hekimleri için ekonomik ve mesleki mağduriyetlerin giderilmesinde yol gösterici bir temel oluşturmaktadır.

Mevcut Sorunlar: Adalet ve Erişebilirlik yönünden baktığımızda, diş hekimleri, düşük ek ödemeler ve katsayı farklılıkları nedeniyle hak ettiklerini alamamakta, bu durum mesleki motivasyonu düşürmekte ve ekonomik olarak sürdürülebilirlikten uzaklaştırmaktadır. Teşvik ek ödemelerinin kaldırılması ise gelir adaletsizliğini daha da derinleştirmekte ve mesleki gelişimi sınırlamaktadır. Bu yüzden, ek protokolün zorunlu hâle getirilmesi ve refah payına ilişkin adil bir dağıtım mekanizması hayata geçirilmelidir.

Yasal ve Mevzuat Adımları alanında ise, ek protokolün yeniden tanımlanması için gerekli kanuni süreçler tetikte tutuluyor. Bu süreçte, 4688 sayılı Kanun ve Anayasa hükümleri merkezde yer almakta; Yargıtay kararları ise taraflar arasında mutabakatla ek protokol yapılabileceğini teyit etmektedir. 2022 yılında uygulanan ek protokol örnekleri, hem ekonomik hem de mesleki mağduriyetlerin giderilmesi açısından önemli bir rehberlik sağlamaktadır. Bizler, bu zeminin güçlendirilmesi için yetkili sendikaların etkili katılımını ve koordineli bir diyalog sürecini savunuyoruz.

Yetkili Sendikaların Rolü ve Talepler alanında, Dișhek-Sen ve benzeri örgütlerin aktif katılımıyla talep ve müzakerelerin güçlendirilmesi şarttır. Belediyeler, devlet hastaneleri ve bağlı kurumlar olarak ek protokolün zorunluluk hâline getirilmesini talep eden çalışmalar yürütmelidir. Bu yaklaşım, sadece bugünün değil, geleceğin sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği için de gereklidir. Sendikalar, resmi başvurular ve toplu talepler aracılığıyla hak ettikleri ek protokolü hayata geçirmek için baskı kurmalıdır.

Ek Protokol ile Refah Payı Zammı zemininin güçlendirilmesi, geliri yetersiz olan diş hekimleri için yaşam kalitesi iyileştirmesi anlamına gelir. Bu kapsamda, refah payı ve ek zam mekanizması gecikmeden hayata geçirilmelidir. Aksi hâlde, meslektaşlarımızın motivasyon kaybı ve meslekten kopma oranında artışlar görülebilir. Bu nedenle, yetkili sendikaların harekete geçmesi ve süreci başlatması kritik öneme sahiptir.

Sonuç ve Talepler bölümünde ise, ek ödemeler ve teşvikler konusunda adaletsizliklerin giderilmesi gerektiğini vurguluyoruz. Hukuki düzenlemelerin hızlandırılması ve yetkili sendikaların aktif katılımı, refah payı ve ek zamların artırılması ile hizmet kalitesi yükseltilecek ve sağlık sisteminin sürdürülebilirliği güçlenecektir. Bu adımlar, mevcut sorunları sadece çözmekle kalmayacak; aynı zamanda sağlık alanında kaliteli ve güvenilir hizmetin teminatı olacak bir gelecek için temel taşlarını oluşturacaktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın