Koronavirüste Koku Kaybı Yaşam Kalitesini Düşürüyor

koronaviruste koku kaybi yasam kalitesini dusuruyor - Ankara Yaşam
koronaviruste koku kaybi yasam kalitesini dusuruyor - Ankara Yaşam

Pandemi, tüm dünyada ve ülkemizde hızla artmaya devam ederken virüsün belirtileri de araştırılmaya devam ediyor. Konuyla ilgili, uzmanlar koku kaybının bu süreçte en bilinen semptomlar arasında olduğunu belirtiyor.

Son dönemde yapılan araştırmalar ise virüsün, beyindeki kokuları tespit eden ve ileten iki farklı nörona saldırdığını ortaya koyuyor. Bu kapsamda, koku ile ilgili araştırmaları ile bilinen Vedat Ozan, Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği tarafından 4-5 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek “Uluslararası Kozmetik Kongresi” ne konuşmacı olarak katılacak. Ozan, online olan kongrede pandemi ve koku ekseni üzerine bilimsel açıklamalarını dile getiren etkili bir konuşma yapacak.

Ozan, “Koku duyusu, binlerce yıl önceki atalarımızın hayatta kalmasını sağlayan hatta türün devamına imkan veren önemli bir duyu. Koku bunun yanı sıra, bize o an yediğimizin ne olduğunu da söylüyor. Özellikle, burunla aldığımız koku ve içeriden damak üzerinden aldığımız koku, ‘ki buna aroma diyoruz’ aynı duyuya hitap eden farklı uyarı iletim kanalları. Bu nedenle, birbirini bütünleyen iki önemli etken diyebiliriz” dedi.

Son zamanlarda, koronavirüs nedeni ile çoğu kişinin koku alma özelliğini kaybettiğine dikkat çeken Ozan, “Baktığımızda, koku alamamak, yaşam kalitesinde büyük bir düşüşe neden oluyor. Çünkü koku, dış dünya ile iletişim kurduğumuz bir araç. Biz, günde yaklaşık olarak, 23.000-24.000 kere koku alıyoruz ve bu da nefes almamızla eşdeğer nitelikte. Buradan da, kokunun en yaşamsal işlevimizle eşleştirilmiş bir duyu olduğunu anlayabiliriz” diye konuştu.

379b1e71 a958 4ad0 9a69 b79c36d4ba20 - Ankara Yaşam
GENEL

Dr2connect, “Sorumluluk Sende” Mesajıyla Klinik Yönetiminde Yeni Bir Yaklaşım Sunuyor

faaliyet gösteren doktor, sağlık profesyoneli ve özel kliniklerin günlük iş süreçlerini daha kolay yönetebilmesine yönelik güçlü bir dijital dönüşüm yaklaşımı sunuyor. Kampanyanın temelinde ise sağlık profesyonellerinin taşıdığı sorumluluğu teknolojiye devretmek değil, klinik süreçlerini daha kontrollü ve sistematik biçimde yönetmelerine yardımcı olmak bulunuyor. Bir kliniğin günlük işleyişi, yalnızca hastayı muayene etmekten ibaret değil. 🔺