EF EPI 2025 Türkiye Raporu: Genel Görünüm ve Yol Haritası
Uluslararası değerlendirme çalışması olan EF EPI (Education First English Proficiency Index), 2025 yılında Türkiye’nin İngilizce yeterlilik düzeyini ve bu alandaki dinamikleri ayrıntılı biçimde ortaya koyuyor. Türkiye, toplam 123 ülke arasında 71. sırada yer alırken, Avrupa sıralamasında ise sondan ikinci konum gibi dikkat çekici bir tablo sunuyor. Geçen yıl 497 puanla 65. olan Türkiye, bu yıl 8 puanlık bir düşüşle 488 puana geriledi. Bu değişim, küresel ölçekte konuşma ve yazma becerilerinde özellikle zayıflamaların öne çıktığını gösteren bir trendle destekleniyor.
Rapor, yapay zekâ destekli üretken beceriler için yeni bir yaklaşımla değerlendirmenin ilk kez sonuçlara yansıdığını belirtiyor. Bu bağlamda yerel ve bölgesel farklar, kent bazında başarı düzeyleri ve yaş grubu etkileri gibi başlıklar öne çıkıyor. Özellikle Marmara Bölgesi’nde Türkiye’nin en yüksek değerleri kaydetmesi, İzmir’in merkez ilçelerinde 515 puanla en başarılı şehir olması ve Ankara’nın 508 puanla ülke ortalamasını aşması dikkat çekiyor.
Sıralama Değişimi ve Uluslararası Perspektif
Rapor, Hollanda’nın zirvedeki konumunu koruduğunu gösterirken, Hırvatistan ve Avusturya sıçrama yapan ülkeler arasında yer alıyor. Almanya ise en dikkat çekici yükselişleri kaydeden ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. İncelenen ülkelerin yarısından fazlasında en zayıf beceri olarak konuşma belirlendi. Türkiye için ise okuma becerisinin en güçlü olarak tespit edilmesi, konuşma becerisinin ise en zayıf alan olarak kaydedilmesi, ülkenin beceri tablosundaki dengesiz dağılımı işaret ediyor.
Yaş Grubu ve Ülke İçinde Bölgesel Farklar
Beklentilerin aksine, birçok ülkede 25 yaşın altındaki yetişkinlerin skorları daha düşük çıktı. Türkiye özelinde İngilizce yeterliliği Marmara Bölgesi’nde en yüksek değere ulaştı. İzmir merkezi 515 puanla en başarılı şehir olarak öne çıktı; Ankara ise 508 puanla ülke ortalamasının üzerinde performans gösterdi. Bu bulgular, kent düzeyinde eğitim altyapısının ve dil öğrenme olanaklarının farklılık gösterdiğini net biçimde ortaya koyuyor.
Beceriler Arasındaki Denge: Okuma, Yazma, Konuşma
Ülke genelinde en güçlü beceri olarak okuma tespit edilirken, konuşma en zayıf beceri olarak rapora yansıyor. Bu durum, iletişim odaklı becerilerin güçlendirilmesi amacıyla yenilikçi eğitim yöntemleri ve girişimci dil programları ihtiyacını ortaya koyuyor. Rapor, konuşma becerisindeki açığın kapatılması için pratik konuşma odaklı uygulamalar, etkileşimli sınıflar ve sesli geribildirim sistemleri üzerinde duruyor.
Bölgesel Düzeyde Performans Farkları ve Şehir Bazlı Başarı
Türkiye’nin bazı bölgelerinde performans farklarının belirgin olması, eğitim altyapısı, ulaşım imkanları ve kültürel faktörler gibi etkenlerle açıklanabilir. Marmara Bölgesi’nin en yüksek değere ulaşması, İstanbul ve çevresindeki eğitim kurumlarının dil öğrenimine olan yatırımını yansıtıyor. İzmir’in yüksek puanları ise şehirdeki üniversite ve özel dil okulları yoğunluğunun bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ankara’nın ülke ortalamasının üzerinde olması da başkentteki diplomatik ve ticari aktörlerin İngilizce becerilerine yatırım yapmasının bir sonucudur.
Gelecek İçin Stratejiler: Dil Yeterliliğini Güçlendirme Adımları
Okuma becerisini güçlendirme için zengin kurgusal ve kurmaci içeriklerin, akademik okuma materyallerinin ve gazete/dergi tarama becerisinin entegrasyonu önemlidir. Konuşma becerisini geliştirme adına ise konuşma odaklı pratikler, etkileşimli konuşma sınıfları, etkin geribildirim ve gerçek yaşam senaryoları kullanımı önerilir. Ayrıca yapay zekâ destekli öğretim araçları ile öğrenme süreçlerinin kişiye özel adaptasyonu sağlanabilir.
Sonuç Yerine: Türkiye’nin Yolu
EF EPI 2025 sonuçları, Türkiye’nin İngilizce yeterlilik alanında bazı güçlüklerle karşı karşıya olduğuna işaret ederken, bölgesel ve şehir bazlı fırsatların değerlendirileceğini gösteriyor. Ülke genelinde okuma becerisinin güçlü olması, güçlü temel dil bilgisiyle bütünleşen bir stratejiyle konuşma ve yazma becerilerinin de dengeli gelişimini hedefleyen programların uygulanması gerektiğini gösteriyor. Bu kapsamda yenilikçi eğitim modelleri, yerel işbirlikleri ve özelleştirilmiş öğrenme planları ile Türkiye’nin İngilizce yeterlilik seviyesini adım adım yükseltmesi mümkün görünüyor.
