Çocuklar her zaman enerjik ve hareketli olmayı tercih eder. Ancak, bazı çocuklar bu enerjiyi kontrol etmekte zorluk yaşar ve bu durum, yalnızca yaramazlık olarak görülmemelidir. Bu durumda, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) devreye girer. DEHB, çoğu zaman dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik gibi davranışlarla kendini gösterir; fakat bu, çocuğun tembel veya yaramaz olduğu anlamına gelmez. Bu durum, beynin belirli bölgelerindeki farklı işleyiş biçimlerinin sonucudur ve genetik, çevresel faktörlerle desteklenir. Merkezi soru şudur: Bu farklılıkları anlamak ve doğru yönetmek mümkün müdür? Her çocuk, kendi beyin yapısına uygun stratejilerle büyüyebilir ve gelişebilir. Burada önemli olan, DEHB’nin sadece olumsuz bir özellik değil, aynı zamanda potansiyel bir farklılık olduğunu fark etmektir.” ## Çocuklarda Odaklanma Güçlükleri ve Beyin İşleyişi Günümüzde, birçok ebeveyn ve öğretmen, çocukların odaklanma sorunlarını kişisel ya da disiplin eksikliği olarak yanlış yorumlar. Oysa, bu sorunların temelinde biyolojik ve nörogelişimsel faktörler yatmaktadır. Beynin dikkat, planlama ve dürtü kontrolünü sağlayan bölgeleri, DEHB’li çocuklarda farklı çalışır. Bu çocuklar, genetik faktörler ve çevresel etmenlerin birleşimiyle daha hassas bir beyin yapısına sahiptir. Dopamin ve serotonin gibi kimyasal habercilerin yetersizliği veya düzensizliği, çocukların dikkat sürelerini kısaltır ve impuls kontrolü zorlaştırır. Özellikle gebelik döneminin stresli geçmesi, sigara veya alkol kullanımı ve düşük doğum ağırlığı gibi durumlar, bu farklılıkların ortaya çıkmasında rol oynar. Ancak, bu duruma sahip çocuklar, uygun yaklaşımlarla dikkat sürelerini geliştirebilir ve davranışlarını yönetebilirler. Bu, onların potansiyellerini tam anlamıyla gerçekleştirmelerine olanak tanır. ## DEHB ve Yanlış Anlamalar: Yaramazlık veya Tembellik DEHB’li çocukların en büyük yanılgısı, onları sadece yaramaz veya tembel olarak etiketlemektir. Gerçek şu ki, bu çocuklar, genellikle içlerinde büyük bir enerji barındırır ve zihinleri ise aşırı aktif. Bu nedenle, hareket ihtiyaçlarını karşılamak için sürekli hareket halinde olurlar. Bu durum, onların yaramazlık veya disiplinsizlikleriyle karıştırılmamalıdır. Dürtü kontrolündeki zorluklar, sırasını bekleyememe ve düşünmeden hareket etme gibi davranışların temel nedenidir. Ayrıca, bu çocuklar genellikle yaratıcıdır ve yüksek zeka seviyelerine sahip olabilirler. Zekaları, zorluklarına rağmen başarıya ulaşma potansiyelini gösterir. Ayrıca, aşırı hareketlilik ve dikkat sorunları yaşayan çocuklar, kendilerini ve çevrelerini anlamak için daha fazla zaman ve destek isterler. Bu durum, onları yanlış anlamak yerine, içsel dünyalarını keşfetmek ve onların güçlü yönlerine odaklanmakla çözülür. ## Zeka ve Akademik Performans: Asıl Ölçüt Bu çocukların akademik başarıları, zeka seviyeleriyle doğrudan ilişkili değildir. Birçok yüksek IQ’ya sahip DEHB’li çocuk, okulda düşük notlar alabilir veya sınıfta fazla dalgınlık gösterebilir. Ancak bu, potansiyellerinin düşük olduğu anlamına gelmez. Çoğu zaman, kayıpların nedeni bilgiyi organize etme ve uzun süre odaklanma zorluklarıdır. Bu nedenle, zeka ve başarı arasındaki yanlış algıyı kırmak gerekir. Bu çocuklar, ilgi alanlarına ve yüksek odaklanma seviyelerine ulaşabilirler. Bu durumu avantaja çevirmek için, içlerine uygun öğrenme stratejileri ve dikkat geliştirme teknikleri kullanılır. Örneğin, yüksek odaklanma sürelerini kullanmak, projelere ve ilgilerini çeken konulara yönlendirmek, onların potansiyelini ortaya çıkarmada etkili olur. Tarih boyunca, deha seviyesindeki kişiler bile, DEHB ile mücadele etmiş ve büyük başarılar elde etmiştir. Michael Phelps de, çocukken dikkat problemleri yaşayan ve hiperaktif olan bir birey olarak, spora yönlendirilerek olağanüstü başarılar kazanmıştır. ## Beynin Kendini Eğitmesi: Neurofeedback ve Etkileri Günümüz teknolojisinde, DEHB’li çocukların yaşam kalitesini artırmak için etkili yöntemler geliştirilmiştir. Bunlardan biri nörogeribildirim (neurofeedback) teknolojisidir. Bu yöntem, beynin kendi kendini eğitmesine olanak sağlar ve aslında beynin doğal eğitiminde devrim yaratır. Neurofeedback, çocukların beyin dalgalarını sürekli izler ve bu alanlarda uygun uygunluk sağlamak için görsel ve işitsel geribildirim sunar. Çocuk, bir bilgisayar oyunu veya video izlerken, odaklandığında veya dikkatini koruduğunda, oyun veya görüntü ilerler. Dikkatini dağıttığında ise ilerleme durur veya duraksar. Bu süreçte çocuk, beynin dikkat ve odaklanma becerilerini bilinçli olarak fark eder ve geliştirir. Neurofeedback sayesinde, çocuklar yılmadan, sabırla kendi dikkatlerini eğitir ve dürtü kontrolü konusunda gelişim gösterirler. Bu metodun en büyük avantajlarından biri, çocukların doğal ortamlarında, ek ilaç kullanmadan, kendilerine uygun bir eğitim alabilmesidir. Bu yöntem, onların içlerindeki potansiyeli ortaya çıkarmasında güçlü bir araç olarak öne çıkar. ## Sonuç olarak, DEHB’yi anlamak ve doğru yönetmek, tüm çocuklar için hayati derecede önemlidir. Bu çocuklar, uygun stratejiler ve teknolojik desteklerle, sadece dikkat sorunlarını aşmakla kalmaz, aynı zamanda yüksek potansiyellerini de ortaya çıkarabilirler. Bu farkındalıkla hareket etmek, çocukların kendine güvenini artırır ve onları başarıya götüren yolu açar. İçlerinden gelen gücü ve zekayı fark etmek, onlara gösterilecek en büyük destek olur.

İlk yorum yapan olun